İSKİ’den Satılık Rögar Kapağı – Münir Yusuf

Anlattığım hadiseler, isim hariç tamamen gerçek ve bazıları yakın zamanda yaşanmış şeyler.

***

Zahide Abla her sabah 6’da işe gelir. Temizlik elemanları iş yerindeki temizlik işlerini halletmek için bir iki saat erkenden iş yerinde olmak durumundadır. Zahide Abla, yaşı 60’a dayanmış bir taşeron çalışandır. Temizlik işçisi kadrosundan çalışsa da görevi çay ocağı ile ilgilenmektir. Müdürlere ve misafirlere servis yapar, ocakta sürekli olarak içmeye hazır çay olmasını gözetir, kahve yapar. Pandemi önlemleri gereği ondan başkası da ocağa giremez. Kendisine yaşı gereği yorucu işler verilmez.

Zahide Abla, emekliğini beklemektedir, yaşı gelmiştir ama sigorta primi tam dolmamıştır. Malulen emekli olan kocası eve kurulup çalışmayı bırakınca, çocuklarını okutabilmek için geç yaşta temizlikçiliğe başlamıştır. Yaşına rağmen asgari ücret almaktadır. Kocamustafapaşa’da oturur, evleri kiradır. İşe girişi pek eski olmadığından primini doldurmak için üç yıl daha çalışmak zorundadır. Emekliliği yaştan hak etmiş olmasına rağmen çalışması gerekir. Yaşının bir getirisi olarak ayağında varis nüksetmeye başlamış olsa da gücü yetene kadar çalışmaya kararlıdır.

Bir keresinde şirkette çay dağıtan personelin çıkarılacağı bilgisi dolaşıma girmişti. Ekonomik tedbirler ve gereksiz istihdamı azaltma maksadıyla… Zahide Abla bunu duyar duymaz müdürün yanına koştu. Müdüre eğer işten çıkarılırsa kapıda eyleme başlayacağını söyledi. İşe gerçekten ihtiyacı olmasa böyle bir şeye asla tenezzül etmezdi. Kızı mimarlık fakültesinden mezun olmak üzereydi ve kocasının maaşı yetmemekteydi. Şükür çıkarılmadı.

Zahide Abla’nın neredeyse bütün evli kadınlar gibi işyeri mesaisi bitince ev mesaisi başlamaktadır. Bazen muhabbetlerimizde kocasının ve oğlunun yemek yapmayı beceremiyor olmasından çokça yakınır. Koca koca erkekler kendilerini besleyememektedir. Kızı ise yemek yapmada kendisine yardımcı olur. Oğlunu kendi kendine yeten bir erkek olarak yetiştirmediğine ziyadesiyle pişmandır.

Zahide Abla kızını bir şekilde mezun edebildi ve iş bulabilmesini bekliyor. Oğlu da iş tutarsa ev biraz rahata kavuşacak ve kendisi çalışmak zorunda kalmayacak. Çocuklarının desteğiyle sigorta primini dışardan yatırabilmeyi ümit ediyor, bunun için ayda yaklaşık 1000 lira ödemesi gerekiyor. Şimdilik iş bulamayan çocukları nedeniyle durumu beklemede.

***

Bugün çay almaya gittiğimde internette gördüğüm bir bilgiyi paylaştım. İstanbul’da çalınan İSKİ’ye ait rögar kapağını birisi İzmir’de tanesi 550 liradan satışa çıkarmış, dökme demir olarak. Oradan başladığımız muhabbet krize, park halindeki araçlardan çalınan otomobil lastiklerine ve park edilmiş araçların depolarından çalınan benzinlere geldi. Asansörle müdüre çay götürmek için inerken başına gelen ve pek kimseye anlatmadığı bir hadiseyi anlattı. Kısa bir muhabbetti.

Geçen haftalarda, sabah işe gelirken gençten biri kendisini gasp etmiş. Doğal olarak, hava karanlık ve yollar tenha iken karşılaşmış. Haliyle direnmemiş, cana geleceğine mala gelsin diyerek teslim olmuş. Çantasını direnmeden açmış, zaten üzerinde pek para da yokmuş. Cüzdanından 25 lira para çıkmış. Gaspçı genç, paranın 20 lirasını alıp 5 lira yol parası bırakarak yoluna devam etmiş. Abla en azından kimliklerini falan kurtarabilmiş. Bu hadiseyi krizin etkileri ve hırsızlık üzerine konuştuğumuzdan, lafı geldiği için anlattı.

***

Yaşadığımız krizin sınıfa değen gerçek görüntülerinden birisi böyle. Asgari ücretle taşeron çalışan, gecenin bir karanlığında yola çıkıp yaşlı haliyle çalışmak zorunda kalan bir kadını gasp etmek için bekleyen, muhtemelen işsiz ve fakir bir genç aynı dünyanın iki mağduru olarak duruyor. İkisi de içinde yaşadığımız sınıfın göz hizasında var, yaşadığımız sokaklarda ve gündelik hayat ritmimizin içinde…  

Çok sevdiğim, annem yaşında olan teyzenin adı elbette başka. Çalıştığı yeri de hiç söylemeyeyim. Buradan çıkarabileceğimiz şu; kriz derinleştikçe sınıfın huzuru her açıdan kaçıyor. Bir taraftan geçim sıkıntısı, değersizleşen emek, diğer taraftan artan güvencesizleşme… Dengesiz fiyat artışları her türlü riski işçi sınıfına fatura ederken, zenginler için daha çok zenginleşme fırsatları ortaya çıkıyor.

One comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s